CENNET MEYVELERİNDEN BİRİ: MUZ

 

Muz bir tropikal iklim bitkisidir. Anavatanı Güney Çin, Hindistan ve Hindistan ile Avustralya arasında kalan adalardır. İlk kez balıkçılar tarafından kullanıldığı sanılmaktadır. Balıkçılar ağ yapmak için muzun yapraklarından yararlanmışlar ve bu şekilde tarımı başlamıştır. Muzla ilgili ilk eser M.Ö. 600-500 yıllarına aittir ve Hindistan’da bulunmuştur. Ülkemize ilk defa 1750 yıllarında Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak, Mısır’dan Alanya’ya getirilmiştir. O yıllarda daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilen Muzun meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930'lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır. Bugün ülkemizde sadece Anamur, Bozyazı, Gazipaşa ve Alanya ilçeleri ile çevresinde üretimi yapılmaktadır. Muz üretiminde, Asya kıtası başta gelmektedir.

Bu kıtayı sırasıyla Güney Amerika, Orta Kuzey Amerika, Afrika, Okyanusya ve Avrupa Ülkeleri izlemektedir. Muz ülkemizde Anamur, Bozyazı, Alanya, Gazipaşa ve çevresinde, Toros dağlarının koruduğu mikro klimalarda, çok sınırlı alanlarda yetiştirilmektedir. Bu nedenle üretim miktarı azdır. Muz, şifalı bitki, beyin gıdası veya afrodizyak olarak ünlenmiştir.

Gövdeler bir ay suda ıslatılıp, özel tarakla tarandığında ortaya çıkan elyaf kullanılarak ilkel usullerle saç örgüsü gibi halat örülebilmektedir. Lifleri Afrika’daki yerli halk, şapka, hasır ve hediyelik eşya yapımında kullanılmaktadır. Avrupa’da gemi halatı, oto döşemeleri yapımında kullanılmaktadır. Muz gövdesinin, yaprak sapının veya salkımın suyu çok güçlü bir kan kesicidir.

 

Muz, Kuran'da cennet meyveleri arasında ismi geçen meyvelerden biridir. Cennet tasvirlerinin yapıldığı bir ayette, Allah bu meyveden şöyle bahsetmektedir: "Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları..." (Vakıa Suresi, 29)


Kuran'da faydalarına dikkat çekilen meyvelerin, bugün pek çok hastalıkta önleyici ya da tedavi edici etkisi olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır.


Meyvelerin oluşumu kadar, içerdikleri vitamin ve minerallerin bolluğu da insanları düşünmeye teşvik eder. Kapkara bir çamurun içerisinde yetişen ve toprakla ne koku, ne tat, ne de renk olarak en ufak bir benzerliği bulunmayan meyveler, topraktan sadece insanlar için gerekli olacak mineralleri özümseyip alırlar. İşte bu düzen, tüm evrenin tek hakimi ve tek ilahı olan Allah'ın eşsiz yaratma sanatının bir eseridir ve insanların üzerinde düşünüp şükretmesi için gözler önüne serilmiştir.

 


Yere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı-koydu. Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var. Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (Rahman Suresi, 10-13)